Bu gün 30 Mart, kısa bir süre içinde olsa İ nokta Gökçek’in gideceğini düşünmek, hayal etmek ve bunun için çaba harcamak güzeldi hem de gitmeyeceğini bile bile. Düşünüyorum ama cevabı bulamıyorum, burada paylaşayım da bir arif kişi bana el uzatıp benim beyin kıvrımlarımın yetmediği noktalara kıvrak cevaplar versin istedim. Bu adam bu seçimi bunca şeye rağmen kazandıysa hangi seçimi kaybeder ki ? haftaya çıkıp “ben mehdiyim” demeli bence, kimse de yahu değilsin demez…
Son zamanlarda canımı en çok yakan olaylardan biride Darwin olayıydı. Bence bu olay cumhuriyet tarihinde bir mihenk taşıdır. Mesele bir bilim dergisinde Darwin’e vetodan ziyade bir memleketin bilime karşı tavrının değiştirilme çabasıdır. İnsanların bunu yapacak kadar cesur olması bir yana bu hareketi yapabilecek siyasi desteği arkasında hissetmesi çok daha önemli bir noktadır. Hükümetin 2 ileri 1 geri politikasının bilim üzerindeki oyunudur. Bir şey yap yada söyle sonra toplum tepkisine bak, bastırabiliyorsan devam et yok hayır çok tepki varsa dur. Böyle bir olay karşısında bütün üniversiteler ortak bildiriler yayınlamalıydı, eylem sadece Odtü stadında değil, tüm türkiyede olmalıydı. Bizim bölümde hoca olan ve Tübitak eski başkanı olan Namık Kemal Pak ile konuşan oda arkadaşımın aldığı cevap “ çocuklar bize destek vermeniz çok güzel teşekkür ederiz “ oldu. Halbuki böyle bir olay karşısında bütün Odtü öğretim elemanlarının o statta olması gerekirdi. Bilim adamı atesit kişi demek değildir ve bu eyleme katılanların tepkisi dinin doğması “yaratıcı” fikrine karşı değil, bu memlekette bilimin önüne klavuz olarak 1 kitabı koymak isteyenlere karşıdır…
Zamanını hatırlamıyorum ama geçtiğimiz zaman dilimi içinde de çok sevgili maliye bakanımız by-pass ameliyatı oldu. Yok hayır, mevzu bu ameliyat değil, aslını isterseniz eğer ben bu ameliyata dair bi temennide bulundum ama olmadı, sanırım yeteri kadar açık konuştum. Benim asıl söylemek istediğim şey bu sayın bakanın daha sayın eşi. Hani havaalında basın toplantısında tanrı ile nasıl konuştuğunu ve tanrının onları nasılda Cleveland’a yönlendirdiğini anlatıyordu. Canım memleketimin gökçek’e oy veren, evrim teorisinin belli basamaklarını hiç yaşamamış insanları da “ ah yazık, Allah bize bağışladı, Allah iyi ki cleveland’a yönlendirmiş onları” dedi erkan başında. Aslında bu yöntemi çok tuttum, yakında hastane önlerinde ellerini havaya açmış insanlar görmeye başlayabiliriz ve bana bir şehler oluyor tiyatro oyununda Altan Erkekli’yi kıskandıracak performanslar çıkar tanrı ile hastalar arasında , örnek mi? Şöyle ki;
Hasta : Tanrım tanrım,
Tanrı: sende kimsin lan ?
H : Tanrım ben çiftçi Hüseyin , hani 3 ay önce kalbimde 9 damar tıkalıydı hatırldın mı?
T: Biraz daha ipucu ver !!
H: Tanrım hani sen her şeyi biliyodun !! benimle eğlenme , bağkur emeklisi Hüseyin ben…
T: tamam tamam, ne istiyosun ?
H: anjio oldum, ameliyat olucakmışım, başka çarem yokmuş ama bu SSK da enfeksiyon riski var, odalar çok kalabalık ayrıca ameliyata da geç gün veriyolarmış. Diyorumki acaba New York’a yada Huston’a mı gitsem? Sence hangisi benim için daha HAYIRLI
T: Hüseyin şimdi senin defteri açtım.. hımmm öyle büyük bir hırsızlığın yok, banka hesabın, yolsuzluğun yada sana özel kanunla aklanmış suçların da yok…
H: Evet tanrım, gördüğün gibi parlak bir geçmişim var… nereye gidim ?
T: Hüseyin senin için en hayırlı yerdesin bence, götün açıkta uyuma bidaha, şimdi dön arkanı git kayıt olup ameliyat gününü al. Benimle konuşup harcadığın zamanda sırana 4 kişi girdi, yani 5 gün daha geç ameliyat olacaksın. Seni çok sevdim Hüseyin ameliyattan sonra görüşürüz… Sen kaşındın Hüseyin…
……… THE END………
